Vücudun şifa haritası ayaklarda

Modern tıbbın çaresiz kaldığı durumlarda devreye giren alternatif tedavi yöntemleri, vücudun gizemli noktalarını günyüzüne çıkarıyor.

Yaratılıştan beri el ve ayaklarda saklı olan ancak insanoğlunun zamanla farkına vardığı bu noktalar, refleksolojiyle (bölgesel tedavi) tedavi amaçlı kullanılıyor. Alternatif tıp yöntemleri arasında yer alan ancak Türkiye’de fazla bilinmeyen refleksolojiden, beyinle bağlantısı olan el ve ayaklardaki sinirlere yapılan masajla fiziki ve zihni hastalıklar, spastisize, bel ve boyun fıtığı, migren, otizm, nörolojik sebepli fiziki engeller, depresyon, panik atak, uykusuzluk, baş ağrısı, hazımsızlık, sırt ağrısı, romatizma, siyatik, eklem ağrıları ve kas gerginliği gibi hastalıkların tedavisinde faydalanılıyor.

Ayak ve ellere uygulanan bir çeşit masaj olan refleksolojinin, fiziki ve zihni hasarları tamir ederek mental motor reterdasyonu durdurduğunu (fiziki ve zihni gerilemeyi tamir ettiğini) söyleyen refleksoloji uzmanı Psikolog Esat Başaran, bu tür gerilikleri bulunan ya da kaza sonucu motor sinir sistemi hasar gören, yatağa bağlı 10 hastasını kısa sürede ayağa kaldırmayı başardığını iddia ediyor. Başaran’ın refleksoloji seanslarına katılanlardan biri, 2,5 yaşındaki Sıla Güzeldere. Doğuştan mikrosefali hastası olan, yani kafası vücuduna oranla yeteri kadar gelişmeyip küçük kalan, dolayısıyla beyni de gelişmeyen Sıla, 8 aydır devam eden refleksoloji tedavisi sayesinde yüzde 90 oranında akranlarının seviyesine gelmiş. Tedaviye başlandığında 63 cm. olan Sıla’nın boyu, 8 ayda 79 cm.’ye çıkmış. Doğduğundan beri etrafına tepki vermeyen, hareketsiz yatan Sıla şimdi emekliyor, hatta ayakta durabiliyor. Tedaviye olumlu cevap vererek büyüyen ve normale yaklaşan Sıla’nın kafası, şu anda normalden sadece 3 cm. küçük. Esat Başaran, Sıla’daki bu gelişmenin tedaviyle birlikte devam edeceğini ve küçük kızın 5 yaşında hem fiziki hem de zihni olarak normale döneceğini söylüyor. Fizik tedaviye cevap vermeyen Sıla’daki bu gelişme, nörologları bile şaşkına çevirmiş.

Kızının hastalığının 2,5 aylıkken tespit edildiğini belirten annesi Gülay Güzeldere, doktorların Sıla’nın mikrosefali hastası olduğunu, kafasının gelişmesini tamamladığını, beyninin ve kafasının küçük kalacağını, bundan dolayı fiziki ve zihni gerilik olacağını söylediğini hatırlatıyor. Güzeldere, “O zaman SSK Tepecik Hastanesi’ndeki doktorlar, kızımın iyileşmesinin mümkün olmadığını ve bunu kabullenmem gerektiğini söyledi. Ben de Sıla’yı özel bir rehabilitasyon merkezine götürmeye başladım. Daha sonra Esat Bey’in farklı bir yöntemle bu tür hastalara tedavi uyguladığını duydum. Kızım, buraya getirdiğim ana kadar bir pelte gibiydi. Etrafa tepki vermiyor, sadece boş boş bakıyordu. Sesi bile çıkmıyordu. Daha ilk seansta değişiklikleri fark ettim. Eve giderken hiç hareket etmeyen ayağıyla otobüste tekme atmaya başladı. O anda dünyalar benim oldu. Seanslarımız 8 aydır devam ediyor. Kızım şimdi etrafına gülüyor, tepki veriyor, emekliyor.” şeklinde konuşuyor.

Kızını son bir umut olarak refleksoloji tedavisine getirdiğini kaydeden Güzeldere, “Bu tedaviyi daha önce bilmiyordum. İlk geldiğimde çocuğumun parmak uçlarıyla oynayınca dalga geçiyorlar zannettim. Bu nasıl tedavi, masaj yaparak mı iyileştirecekler diye düşündüm. Ancak işe yaradığını görünce devamlı gelmeye başladım.” ifadelerini kullanıyor. Sıla’nın hastalığının 2,5 aylıkken erken teşhis edilmesinin bugünkü tedavinin hızını olumlu yönde etkilediğini belirten Refleksolog Esat Başaran ise “Sıla’ya haftada bir gün, 30-45 dakika arası refleksoloji uyguladım. Daha ilk seans sonrası tepki vermesi beni de şaşırttı. Sıla, şu anda fiziki ve zihni gelişimini devam ettiriyor. Destekle ayakta kalan Sıla, birkaç ay içinde kendine güveni gelecek ve yürümeye başlayacak. Terapiler devam ettiği sürece 5 yaşında normal çocuklarla arasındaki farkı kapatmış olacak. 8 yaşında da normal bir çocuk gibi okula başlayabilecek. 6 ay içinde yürüyebileceğini tahmin ediyorum. Mikrosefali hastaları gülemez, Sıla bu hastalıktan kurtuldu.” diyor.

Refleksoloji seanslarıyla iyileşme gösteren hastalardan birisi de 8 yaşındaki Mehmet Çalışkan. Fiziki ve zihni geriliği bulunan Mehmet de Sıla gibi 8 aydır refleksoloji seanslarına katılıyor. Oğlunun 7 yıldır oturamadığını ve ayağa kalkamadığını belirten Hasan Çalışkan da, “Refleksoloji tedavisinden sonra hızlı bir değişim başladı. Ellerini, ayaklarını zor hareket ettiren oğlum, 5 hafta sonra ayağa kalktı. Şimdi destek alarak ayakta duruyor, tutunarak yürüyor, hatta merdiven çıkıyor. Daha önce birçok fizik tedavi uygulaması yapıldı ancak değişme olmamıştı.” diye konuşuyor.

İzmir’in Urla ilçesinde motosiklet kazası geçiren ve beynine aldığı darbe sebebiyle hareketleri kısıtlanan Murat Şaşmaz’ın da aynı yöntemle iyileşme sürecine girdiğini kaydeden Başaran, “İki yıldır yatakta olan Murat’ın yanına ilk gittiğimizde konuşamıyor, ellerini kollarını çok az hareket ettirebiliyordu. Beyne gelen darbe sebebiyle görme, işitme ve denge bozukluğu vardı. Doktorlar, oturursa mucize olur, derken yaklaşık bir yıllık terapi sonunda ayakta durabiliyor, hareketleri düzene girdi, konuşması ve görmesi düzeldi.” diyor.

Belçika Löven Katolik Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden mezun olan ve ardından 3 yıl refleksoloji eğitimi aldıktan sonra Türkiye’ye dönen Esat Başaran, bir yıldır İzmir’de bu tedaviyi uyguluyor. Kendi kurduğu psikolojik danışmanlık ve refleksoloji merkezinde çalışan Başaran’ın; Bursa, Ankara, Balıkesir, Kütahya, Aydın, Denizli, Fatsa gibi değişik yerlerden 79 hastası var. Hastalarına haftada bir gün refleksoloji tedavisi uygulayan Başaran, refleksolojiyle çağımızın yaygın psikolojik hastalıklarından olan depresyon ve panik atağı da tek seansta tedavi ettiğini öne sürüyor. Özellikle ileri depresyonun hiç ilaç kullanmadan, tek seanslık refleksolojiyle normal depresyona döndüğünü, birkaç seans devam edilmesiyle de ortadan kaldırıldığını kaydeden Başaran, şöyle konuşuyor: “Refleksoloji, nöroloji ve fizik tedavinin tıkandığı alanda devreye giriyor. Bu tedavi yöntemiyle bire beş, hatta bire on daha hızlı iyileşme söz konusu. Yani 10 yılda iyileşecek hasta, bir iki yılda iyileşebiliyor.”

Refleksoloji nedir?

Çin kaynaklı olan ve geçmişi 5 bin yıl öncesine dayanan refleksoloji, ilaç kullanılmadan, sadece ellerin ve ayakların belirli bölgelerine masaj yapılarak uygulanan alternatif bir tedavi biçimi. El ve ayaklarda, bedenin bütün bölgelerine, organlarına ve sistemlerine karşılık gelen refleks noktalarına el ve parmaklarla uygulanan bir masaj tekniği. Ayak ve elin belirli bölgeleri, saat yönünde 30-45 dakika ovulur. Bu şekilde vücudun kendi kendini tedavi etme mekanizması harekete geçirilir ve fizyolojik bir rahatlama sağlanır. Her bir ayakta 7 bin 200’den fazla sinir ucu bulunmaktadır.



Turkuaz
ÖZDEMİR ÖZKAN

HABER ARŞİVİ sayfa 1  sayfa 2  sayfa3